Evrim Tarihinde Bu Ay

Louis Leakey (7 Ağustos 1903 – 1 Ekim 1972)

Evrim: Kuramın Gelişimi

Neden Çıplağız?

Richard Dawkins: Yeni

Richard Dawkins’in Yeni Kitabı: “Gerçeğin Büyüsü”

İnsanın Evrimi

İnsanın Evrimi

Bilim Ve Gelecek

Kimler Bağlı?

Şu anda 287 konuk ve 1 üye çevrimiçi

E-Bülten

evrimteorisi.org newsletterine yazılın, yeni haberler ve yeni makalelerle güncel kalın.
evrimteorisi.org e-bülteni


HTML Kabul et?

Çeşitli Videolar

Türkiye'de Bitki Gen Kaynakları ve Evrim - Prof. Dr. Musa Doğan (Video)

https://youtu.be/yWcb9_Skt2A

alt


‘Matematiksel Evrim Yazokulu’ 6 gün sürecek egitim programıyla, yüksek lisans ve doktora öğrencilerine ekoloji ve evrimsel biyoloji ana başlığı altında uygulamalı beceri kazandırmayı ve de güncel teorik gelişmeleri sunmayı amaçlamaktadır. 


Şimdiye kadar bir kez ulusal ve bir kez de uluslararası olarak düzenlenmiş olan yazokuluna, geçtiğimiz yıllarda, yurt içi ve yurt dışından pek çok bilim insanı katkıda bulundu. Yazokulunun 2013 ve 2014 yıllarında gerçekleştirilen oturumlarına evrimsel biyoloji, matematiksel evrim, populasyon genetiği, genom dizi analizi gibi birbiri ile iç-içe olan alanlarda uzmanlaşmış bilim insanları, teorik ve pratik eğitimlerle katıldılar.

alt


Bu sene, 06-13 Eylül tarihleri arasında, Nesin Matematik Köyü’nde, gerçekleşecek olan yazokulu ulusal katılıma açık olacaktır.

Yazokulu;

-‘Teorik Biyoloji ve Popülasyon Ekolojisi’ ve ‘Evrimsel Genetik ve Popülasyon Genetiği’ ana başlıkları altında, her bir başlık üzerine 9’ar saat teorik eğitim verilmesi,

– ‘Uygulama oturumları’ ile veri analizlerinde kullanılan güncel bilgisayar tabanlı programlar hakkında bilgilendirme ve uygulama yapılması,

– Elde edilen deney ve gözlem verisinin, matematik/istatistik gibi multidisipliner alanların katkısı ile nasıl daha verimli ve doğru biçimde anlaşılabileceğinin tartışılması,

– Ve ‘proje oturumları’ ile bilimsel sorular üzerine düşünme ve çözümlemeyi uygulamalı olarak pekiştirme amacındadır.

Her sene katılımcı öğrencilerden, yazokulunun başlangıcında poster sunumları ile şu ana kadar yaptıkları bilimsel çalışmalar aracılığı ile kendilerini tanıtmaları, ve yazokulunun son gününde ise, yazokulunu süresince eğitmenlerce önerilmiş projelerde yaptıkları analiz ve sonuçları sunmaları istenmektedir.

* Afiş Tasarım: Gökçe Ayan
https://matematikselevrim2015.wordpress.com/2014/10/30/matematiksel-evrim-2015/ 

YARASA BENZERİ YENİ BİR UÇAN DİNOZOR TÜRÜ KEŞFEDİLDİ

Yi qi

Çinli araştırmacılar, yaklaşık 160 milyon yıl önce yaşamış yarasayı andıran yeni bir dinozor türü keşfetti.

Çin’de çalışmalar yürüten arkeologlar bilim dünyasını yakından ilgilendiren bir keşfe imza attı.

Video için : http://youtu.be/fF_FOay9d5c

Yaklaşık 160 milyon yıl önce yalamış bir yeni bir dinozor türü keşfeden arkeologlar, geniş kanatları ile yarasaları andıran canlının evrim hakkında bilinmeyenlere cevap olabileceğini düşünüyor.

Bu dinozorun ilk uçan canlılardan biri olabileceğinin altını çizen ekip, ‘Yi qi’ adını verdikleri dinozorun Tyranosaurus Rex ve Velociraptor gibi dinozor türleriyle aynı familyada yer aldığını belirtiyor.

dinozor,CJnRVg6f4UqKnCmloRxhpg

Bunun son zamanlarda yapılan en dikkat çekici keşif olduğunu belirten Profesör Xing Xu, kuşların dinozorlardan evrildiğinin bilindiğini ama bu geçişin daha önce kanıtlanamadığının altını çiziyor. Xing Xu’ye göre, söz konusu keşfin ardından bu gizem çözülebilir.

Daha önce başka bir dinozor türünde böyle bir kanat yapısı görülmediğini anımsatan Xing Xu, dinozora bu yüzden garip kanat anlamına gelen ‘Yi qi’ isimini verdiklerini belirtiyor.

Akşam

ANADOLU’DA GORİL YAŞAMIŞ

Çankırı kazıları

Çankırı’da 15 yıldır devam eden Çorakyerler kazılarında ortaya çıkan 8 milyon yıllık hayvan fosilleri arasında maymun ve goril de bulunuyor.

ÇANKIRI – Özgür Alantor

Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Antropoloji Bölüm Başkanı ve Çorakyerler Kazı Başkanı Prof. Dr. Ayla Sevim Erol, Çorakyerler mevkisinde 1997’de başlayan kazıların 15. yıldır devam ettiğini, bölgede 20’nin üzerinde türe ait kalıntılar olduğunu söyledi.

Fosillere bir yüzey araştırması sırasında tesadüfen rastlandığını belirten Erol, ”Doğa, burasını 8 milyon yıl öncesinde koruma altına almış ve fosilleştirmiş. Burası önemli bir fosil yatağı” dedi.

Erol, 15 yıldır devam eden çalışmalar sırasında, buradan fosiller bulmaya devam edildiğini aktararak, ”15 yıldır kazı çalışmamız devam ediyor. Yeni fosiller bulmaya devam ediyoruz. Ve bu bizi çok mutlu ediyor. Her sene yaz aylarında öğrencilerimizle birlikte buraya gelerek çalışma yürütüyoruz ve bu çalışmalar olumlu sonuç veriyor” diye konuştu.

Kazı Başkanı Prof. Dr. Erol, şöyle devam etti:

”Zürafa, fil, at, ceylan, geyik, antilop ve kılıç dişli kaplanların atalarına ait fosiller elde ettik. Türkiye’nin çok az yerinde bulunan bir maymungiller türünün ya da gorilin burada yaşamış olduğunu fosiller sayesinde anladık. Bulduğumuz bu fosil kalıntılar Çankırı Müzesi’nde bir depoda arşivlenmiş halde bulunuyor. Bu canlıların yaşadığı en eski dönem 8 milyon yıl öncesine dayanıyor. Artık, yabancı araştırmacıları davet edip, ilgili alanlarda ve konularda çalışmalarını sağlayabiliriz.”

Erol, bu yıl ki kazılarda geçmiş yıllarda buldukları türlere ait yeni parçalara rastladıklarını ifade ederek, önemli fosillerin ellerine geçtiğini, Çorakyerler kazılarının 5-6 yıl daha devam etmesinin planlandığını kaydetti.

Fosillerin sergilenmesi için de çalışma yürütüldüğünü belirten Erol, ”Çankırı’da yeni yeni bir müze binası alındı. Burada sergilenmesi için özel bir yer oluşturulacak ve fosillerimizin burada sergilenmesi sağlanacak” dedi.

AA

Neandertal genleri modern insanda yaşıyor

Yaklaşık 50 bin yıl önce yok olduklarına inanılan modern insanın en yakın akrabası Neandertallerin, izlerini halen genlerimizde barındırdığı ortaya çıktı. Araştırmalar, iki tür arasındaki cinsel birliktelik sonucunda Neandertallere ait genetik kodun Homo sapiens'te var olduğunu belirtti.


Neanderthal_20150511

Modern insanın en yakın akrabası olduğu kabul edilen ancak on binlerce yıl önce Avrupa'da izlerini kaybettiren Neandertaller, genlerini içimizde saklıyor.

Yeni bir araştırma, insanların Neandertal DNA'sının 5'te 1'ine sahip olduğunu gösterdi. Yapılan keşif, bilim insanlarının Neandertal genomunun yüzde 20'sini fosiller yerine doğrudan insanlardan elde edebileceği anlamına geliyor.

Homo sapiens ile Neandertallerin, modern insanın atalarının Afrika'dan Avrasya'ya geçiş yaptığı 65 bin yıl önce karşılaştığı düşünülüyor. Her iki türün de küçük populasyonlar halinde yaşaması üremeyi nadir bir olay haline getirirken, bazı Neandertal genlerinin modern insana üstün gelmesi, bugün Afrikalı olmayan nüfuslarda bu genlerin hayatta kalmasını sağladı.

Science dergisinde yayımlanan araştırmada, Washington Üniversitesi'nden Benjamin Vernot ve Joshua Akey, Avrupa ve doğu Asyalı 600'den fazla insanın genomunu analiz etti. Ardından, bilgisayar analizleriyle Neandertallerin izlerini taşıyan tüm gen değişkenlerini taradılar. İkili, yöntemlerinin işe yarayıp yaramadığını kontrol etmek için 2010'da Almanya'da analiz edilen bir Neandertal genomunu kullandı.

Sonuçlar, Afrikalı olmayan nüfusun yüzde 1-3 arasında Neandertal geni taşıdığını gösterirken, bu oran tüm insanlarda yüzde 20'ye kadar çıktı. Vernot, Guardian'a yaptığı açıklamada, "Bu bilgiler kanseri yenmemize yardımcı olmayabilir ama geçmişimiz hakkında önemli bilgiler sunuyor" yorumunu yaptı.

İlk Neandertal-insan melezi bulundu

'NEANDERTAL GENİ KADINLARDAN GEÇTİ’
Nature dergisinde yayımlanan ve Harvard Üniversitesi'nden David Reich tarafından yapılan bir diğer araştırmada, 1000'den fazla insan üzerinde Neandertal geni olup olmadığına bakıldı.

Sonuçlar, bazı bölgelerde Neandertallerin izlerini bıraktığını, bazı yerlerde ise yok olduklarını gösterdi.

Modern insanda bulunan birçok gen, bugün deri, saç ve tırnaklarda yer alan keratin proteini üretiminde kullanılıyor.

Reich, modern insanın en yakın akrabalarından aldığı genlerin, ağırlıklı olarak soğuk havaya dayanıklı olmayı sağladığını düşünüyor. Neandertaller, modern insana kıyasla daha kıllıydı ve sert bir deriye sahipti.

Araştırmalar, insan genomunun birçok bölgesinde Neandertal DNA'sının eksik olduğunu gösterdi. Bu durum, zamanla Neandertal genlerinin insan DNA'sında yok olduğuna işaret etti.

İki türün cinsel etkileşiminde erkeklerin X kromozomunda Neandartellerin izinin olmadığını belirten Reich, Neandertallerin erkeklerin çoğalmasını azalttığını bu yüzden genlerinin ağırlıklı olarak Neandertal kadınlarından geçtiğini belirtti.

Her iki tür, biyolojik uyumluluk gösterdikleri döneminde bir araya gelmelerine rağmen, Neandertal erkeğinin neredeyse kısır olması, genlerinin ağırlıklı olarak kadınlardan aktarılmasını sağladı.

Kaynak: http://www.ntv.com.tr/arsiv/id/25495570/

Dünü anlamak, yarını aydınlatmak için; V. Evrim, Bilim ve Eğitim Sempozyumu

Türkiye’de iktidar ve cemaatler, bilimsel düşünceyi, yani maddeci, tarihselci ve eleştirel bakış açısını toplumdan silmek için uğraşıyor. İnsanlığın aydın ve üretken bir toplum arayışına yol gösterecek bakış açısı saldırı altında. Eğitim, sağlık, kültür-sanat bu saldırıdan nasibini alırken, biyolojik evrimin inkârı ile kadınların toplumsal konumunun gerilemesi aynı kaynaktan besleniyor. Bilimsel üretim sermayenin hizmetine koşuluyor, toplum ise dinselleşmeye mahkum ediliyor.

Türkiye’nin ilerici kesimleri olarak bunun önüne geçmeye kararlıyız. Çabamız gerici iktidara karşı siyasi tavır almayı da, düşünsel tavır almayı da gerektiriyor. Fen ve sosyal bilimler alanındaki gelişmeleri daha fazla takip etmeye, tarihsel maddeci ve bilimsel düşünce pratiklerimizi geliştirmeye, var olan bilgi birikimine katkı koymaya ihtiyacımız var.

Sonuncusunu Haziran Direnişi'nin hemen ertesinde gerçekleştirdiğimiz evrim sempozyumu, geçtiğimiz 10 yıl içinde bilimsel düşünce mücadelesinin toplumsal mücadele içinde yer etmesini sağlayan bir girişim oldu. Sempozyum, bilimsel düşünce saldırıya maruz kalmaya devam ederken, evrime ilgi duyan, öğrenmek ve anlatmak isteyen insanları bir araya getirdi, bilimsel düşüncenin yaygınlaşması yönünde önemli bir birikim yarattı.

Bu yıl beşincisi düzenlenecek olan Sempozyum'da, evrimsel biyoloji başta olmak üzere fen bilimlerinin bir dizi alanındaki yeni gelişmeleri paylaşacak, aynı zamanda bilim felsefesi alanında beraber tartışma yürüteceğiz. Toplantımızda insanın toplumsal bir canlı olarak irdelendiği ve insan evriminde önemli dönüm noktalarının tartışıldığı sunumlar yer alacak. Ayrıca eğitimde dinselleşmeye karşı veli ve öğretmenlerin mücadele deneyimlerinin paylaşıldığı oturumlara yer vereceğiz.

Başta öğrenciler, öğretmenler ve bilim emekçileri olmak üzere tüm halkımızı 19-20 Aralık 2015 tarihlerinde Boğaziçi Üniversitesi Garanti Kültür Merkezinde gerçekleştirilecek olan sempozyuma bekliyoruz.

*http://evrimsempozyumu.org/node/171

" Hayatta kalan türler ne en güçlü olanlar, ne en akıllılardır, ama değişime en iyi ayak uyduranlardır. "
[Charles Darwin]